İpek'in öyküsü: Küçük bir çikolatayla başlayan serüven
Funda Yıldırım • 29 Haziran 2026 • 2 dk
İpek, her gün okuldan eve gelir gelmez annesinden çikolata istiyordu. Annesi her seferinde ‘ama İpekciğim…sence yemekten sonra yesek daha iyi olmaz mı?’ diye İpek’e soruyordu. İpek ise ‘hayır,hayır şimdi istiyorum’ diyerek ağlamaklı bir ifadeye bürününce annesi ‘peki, ama bu son…’ diyerek çikolatayı veriyordu. Sadece küçük bir parça çikolatayla başlayan bu yemek öncesi abur cubur yeme rutini artık çikolata,bisküvi,sakız gibi yiyecekler eklenerek devam ediyordu. İpek yemeğini yemek istemediğinde babası da ‘zorlama çocuğu, acıktığında yemek hazırlarız’ deyince, işler İpek için daha kolay hale geliyordu. Böylece İpek’in akşam yemeklerindeki iştahı giderek azalıyor, yemek saatleri aile için kabusa dönüşüyordu.
İpek bu olayda edindiği davranışı artık yaşamın diğer alanlarında da kullanmaya başlamıştı. Çünkü biraz ağlamak, yetmezse biraz daha ağlamak işe yarıyordu.
Gördüğünüz gibi küçük bir çikolata parçasıyla başlayan serüven tüm yaşamımızı olumsuz olarak etkilemeye yetti. Peki sizce bunun sebebi bir parça çikolata mıydı yoksa bizim tutumumuz muydu? İpek, annesinden çikolata istediğinde annesi, beden diliyle de desteklenmiş kararlı bir ‘HAYIR’ deseydi tüm bu olumsuzluklar yaşanmazdı. En önemlisi de İpek, anne ve babasının sınırlarını tanır, onların kendi aralarındaki tutarlı ilişkilerinin neticesinde kendini güvende hissederdi.
